PARTER

Ana sayfa   İkinci sayfa



Birkaç kez kumsalda yürüdük seninle;
Sen bana deniz kabuklarını gösterdin
ve içime çektim yosun kokusunu.
Şimdi birlikte yüzelim desen gelemem ki!
Yüzmekten korkuyorum çünki...



Yaruk tangriler yarlıkazun
yavaşım birle
yakışıpan adrılmalım...
küçlüg biriştiler küç birüng
közi karam birle
külüşügin oluralım...

Nurlu tanrılar buyursun;
yumuşak huylum ile (yavaşım ile)
birleşip bir daha ayrılmayalım
güçlü peygamberler güç verin;
kara gözlüm ile
gülüşerek yaşıyalım...

(Uygurca aşk şiiri; Şair: Aprin Çor Tigin)



"...İse o ilyos pu ehi yini epikindinos
ke kathe mera kei tin epidermida mu..."

"...Sen hergün derimi yakan, tehlikeli bir güneş haline geldin..."

("İ Patrida Mu" - Keti Garbi & Antonis Vardis)



"Peki, sen Maykıl Şumaher mi diyorsun, yoksa Mihael Şumahır mı?"



"Nu ninda -an ezatteni watar- ma ekutteni"
("Şimdi ekmek yiyor, su içiyorsunuz" - Hititçe)


En iyisi çekip gitmek buralardan, bu insanlardan kaçıp kurtulmak! Nereye gideceğini bilmiyor olabilirsin; şuna ne dersin: Dağın başı. Otlar var. Öyle, Milka ineğinin yaşadığı ultranatürel Alpler değil orası. Sarı-kahverengi, biraz da cascavlak ortalık. Tepende de güneş; terle dur. Derin kokmaya başlar; dayanamaz olur, gölgelik bir yer bulur, altına geçer oturur, derin soluklanırsın. Suyundan içersin, veya kola-fanta türü başka birşey... Yalnız yalnız oturursun o köşede, havanın kararmasını beklersin. Bilmediğin bir yer burası: Havadan paraşütle atlamadın belki ama hayallerinden düştün ya, bu da yeter. Onlar yok artık. Onları düşünmek var ama onlar sahiden yok artık. Onlar varken onları düşünmek daha mı iyiydi sanki. Neleri paylaştınız ki bu zamana kadar; neleri kaybedeceksin bundan sonra. Hem bu duygu sana yabancı da değildi ki. Seni anladığını düşündüğün pek çok insanın ihanetine çok uğramıştın: Samimi değillerdi, bu bir! İkincisi, çoğu yaşamayı ondan bundan, şurdan burdan öğrenmişti. Ya da sen öyle olduğunu sanıyorsun... Aşk. Var mıydı gerçekten? Yoktu. Olamazdı. Olsaydı böyle olmazdı. Olsaydı biz ona aşk demezdik, beraberlik derdik. Şirketler gibi, ülkeler gibi. Beraberiz o kadar... Şimdi ben bunları neden oturup yazdım? Rahatlamak istedim. Ardından, paylaşmak. Yahut bir çeşit veda. Kimilerine. Arkadaşlarıma? Sevdiklerime? Eee? Peki, ya sonuç? Anlaşılır oldu mu dersin? Olmadı; olamazdı da. Beklemiyorsun bunu. Zaten bekleme de. Beklememeyi öğren artık. Son. Bitti. Bu kadar. Yeni bir sayfa? Gerek yok. Eski defterimi neden atayım bir kenara? Ben her zaman o deftere yazmadım ki yazılarımı. Yaşadıklarımı.


Bir akşamüstü bir arkadaşımı ziyarete gitmiştim. Odasında konuşuyorduk. Derken masasının üstündeki yığının içinden rastgele bir kağıdı elime aldım ve üzerindeki yazılardan rastgele bir tanesini parmağımla seçip okudum. Şöyle diyordu:

"... One of the drawbacks associated with RFLPs was the relatively large amounts of genomic DNA required for successful detection".

Artık ne demekse!



ICQ'dan Karakter Tahlili

Kanımca en içten davrananlar, en samimi olanlar "Online" gözükenler. "Extended Away" ya da "N/A" ile açanların sorunları var diye düşünüyorum. Şöyle ki: "Ben seninle çetleşmek istemiyorum. İşime gelirse çetleşirim" der gibiler. Bu gruptakileri "Invisible" olanlarla bir tutuyorum esasen. Tehlikeliler! ICQ yapmayacaksan çalıştırma o halde programını. Öyle değil mi ama? Bir de defalarca girip çıkanlar var. Kimileri de defalarca "authorization" ister. Öfff ki ne öf!




İngilizce, çalışan motorun sesi
Almanca, çiviyi tahtaya çakarken çıkan ses
Fransızca, çaydanlıkta yeni kaynamaya başlayan suyun ıslığı
İtalyanca, pazar yerindeki bağrışmalar
İspanyolca, sular kesikkenki musluk hırıltısı



İki Kalp

İki kalp arasında en kısa yol:
Birbirine uzanmış ve zaman zaman
Ancak parmak uçlarıyla değebilen
İki kol.
* * *
Merdivenlerin oraya koşuyorum,
Beklemek gövde kazanması zamanın;
Çok erken gelmişim seni bulamıyorum,
Bir şeyin provası yapılıyor sanki.
* * *
Kuşlar toplanmışlar göçüyorlar
Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.

Cemal Süreya
(Güz Bitiği'nden)



You think that things have never changed?



The following love story ended: It was one sided and she was like an armored vehicle with camouflage.



A Short Story

"S" loves "M".. They know each other from Italian courses.. It has been two months.. Every time "M" arrives the class, "S" looks at her, observes her very carefully as if he wanted to digest every bite of every moment..

Then he decides to send her short messages, to her mobile phone, like: "BON GIORNO PRINCIPESSA.. COME STAI?" (Good Morning Princess.. How are you?) as he takes those quotations from the Italian film "La Vita e' Bella".. She will understand.. May be.. The day ends with another short message sent at 10.00 p.m. saying "Good Night"..

The day after, "S" being obsessed and restless, calls her.. He acts poorly.. A very bad actor playing his role.. "Er.. How are you? I just called.. Er.." *Gasp* He really doesn't know..

That night, still restless like a volcano, he decides to confess his sincere feelings to her.. Again via telephone line.. The message reads: "I don't want to disturb you anymore.. However I need to discharge myself.. Lastly I want to say these three words: I love you.."

Monday.. "M" keeps her silence.. "S" tries not to call her, nor send her one more message..

Tuesday.. "S" goes and finds the yearbook of her.. He remembers what "M" told him previously: "I have a boyfriend.. Since 4.5 years ago.." "Let's check it out" "S" murmurs.. He reads the lines written by "Mr. Boyfriend" to "M".. "Fine!" "S" says.. Reaches to "Mr. Boyfriend" 's page.. Sees him for the first time.. (Why not for the last time as well??) "He is too bad for her" "S" thinks.. And repeats the same procedure as before: Reads the lines written by "M".. "Oh!! She has written:'Let's stay friends forever' ".. This is good.. The relationship already ended.. "Wow!! I had a chance!!"

Grims and leaves the room, as he is ready to send one more phone message to her: "I have read your yearbook.. Made me know better you and that person.. That's all.. Love"

The day after as "M" is still keeping her silence, "S" sacrifies himself to step back and wait for one more day to wait for her response..

Thursday comes.. Ruthless "S" calls her:

S - Hello!
M - Hello!

S - Hope you are doing well!
M - Oh, yes! Thank you.. How about you..

S - You will attend the courses, not?
M - I am thinking of it..

Bla! Bla!

"Such a nice conversation we made.. It's super! I have lots of things to be positive.. Let's wait and see"..

The day after he invites her to go out for films via message.. Still no response..

(to be continued)



M'e

Mavi bir tas
Köpüren şampuanın içinde
seni arıyorum
Sen beni bir kez olsun
cep telefonunla aramıyorsun



M'e... (başka kime olabilir ki)

Sana "Seni seviyorum" demek
bu kadar zor olmamalıydı
Şimdi kabahat sende mi
"Erkek arkadaşım var" diyorsun
yoksa bende mi
senin ilgini daha fazla çekebilmeyi,
sana kendimi daha fazla anlatmayı
beceremediğim için
Devo dare tempo al tempo
E' vero?



Ma vie roule aux sommets
Et coule aux fonds



Dün akşam hızlı adımlarla
Parka yürüdüm
Beni bekleyen birisi varmış ta sanki
Gecikmemeliymişim
Ve oturdum
Karşıdan gelen o kişi
Benimle buluşmaya geliyordu
Ürperdim
Ve zevk aldım o andan
Gerçek ve gerçek olmayan arasında
Yittiğim zamanlar



Kitaplar ilaçlar gibidir
İhtiyacınız varsa alırsınız



Uzunca bir yürüyüşün ardından
Uzun boylu bir adam geldi
Uzun uzun sohbet ettik



Yengeç Burcu kızlarından nefret ediyorum
(İyi diyosun da abi bunun kime yararı var?)



Das ist mir scheissegal!!



Si j'avais pu m'enfermer dans tes bras
M'enfermer me proteger
Mais ou es tu dans ces moments la
Qui pourrait m'apaiser
("J'ai peur de tout" - Patricia Kaas)



Tehlike anında burayı tıklayın



"Beşi beş kuruştan beş yumurta kaç kuruş eder"le geçmiyor mu günlerimiz?



Ben seni seviyorum
Sen onu...
Onun benimle alakası yok



Eskiden yanlış anlaşılmaktan korkardım
Şimdi "Hayır!"



Şimdi kendinize faydalı bir iş yapın:
Bilgisayarın başından kalkın;
Dışarı çıkın; açık havada yürüyün;
Güzel bir şarkıyı mırıldanın...


Ana sayfa   İkinci sayfa